Üretkenlik

Mutlu Çalışan Mutlu Yönetici Mutlu Müşteri Mutlu Başlık

Photo by Nathan Dumlao on Unsplash

İyi bir yöneticinin asıl görevlerinden biri çalışanların yeteneklerini performansa dönüştürmek. Yapılan araştırmalar çalışanların zayıf yanlarına odaklanıp onları geliştirmek yerine, güçlü yanlarını kullanmanın daha iyi sonuç verdiğini gösteriyor. Herkesin güçlü yanları var. Önemli olan bu güçlü yanları keşfetmek ve performansa dönüştürmek. Bana çok sorulan sorulardan biri bu: “Ekibimin motivasyonunu nasıl arttırırım?”

Doğru kariyer seçimiyle ilgili çok faydalı bilgilerin yer aldığı 80000hours sitesinde 60 araştırmadan derlenen sonuçlara göre çalışanların motivasyonu şu 4 madde gerçekleştiğinde artıyor:

  1. İşini nasıl yapacağı konusunda özgürlük
  2. Başlama ve bitiş tarihi belirlenmiş net görevler
  3. Verilen iş türlerinde çeşitlilik
  4. Performansı konusunda geri bildirim

Daha önce de yazmıştım, mikro yönetim terk edilmesi gereken bir yönetici alışkanlığı. Sürekli insanların tepesinde durarak onlardan motivasyon ve performans alamazsınız. İnsanların nefes almaya ihtiyacı var. İnsanlara sürekli neyi nasıl yapacaklarını söylemekten vazgeçmek gerekiyor. Maddeleri tek tek ele alalım:

  1. İşini nasıl yapacağı konusunda özgürlük

İşi tarif etmek yerine çıktıyı tarif edin. Çıktıya nasıl ulaşacağı çalışanın kendi bileceği iş.

Örnek: Üretimdeki hata oranını düşürmek üzere bir takım işler belirleyip bu işleri vermek yerine “Üretim hatalarında yüzde 20’lik bir düşüş bekliyorum.” demeniz daha doğru.

Örnek: Kişinin başında durup slayt slayt birlikte powerpoint sunumu hazırlamak yerine “Rakip ürünlerle ilgili 10 slaytlık bir sunum istiyorum.” demeniz daha doğru.

  1. Başlama ve bitiş tarihi belirlenmiş net görevler

İstediğiniz çıktı ile ilgili çalışmaya başlama ve size teslim edilme tarihini karşılıklı konuşarak netleştirin.

Örnek: Haftaya satışa odaklanalım yerine “Yarın temasa geçebileceğimiz yeni müşteriler konusunda bir araştırmaya başlayalım. Haftaya çarşamba günü 14.00’da 10 yeni müşteri adayının isimleri ve hangi ürünlerimize neden ihtiyaç duyabilecekleriyle ilgili 15 slaytlık bir sunum yapabilir misin?” demeniz daha doğru.

  1. Verilen iş türlerinde çeşitlilik

Bu çok net 🙂 Kimse her gün aynı şeyleri yapmaktan hoşlanmaz. Çalışanlar düşünülenin aksine zorlanmayı severler. Çalışanın kendi gelişimine de hizmet edecek, keyifli ve zorlaycı çıktılar tarif edin.

  1. Performansı konusunda geri bildirim

Kimse hata yapmıyorsa veya sürekli aynı hatalar yapılıyorsa sorun var demektir. İyi yönetici doğru geri bildirim vererek çalışanlarının gelişimine hizmet eder. Hata gördüğünüzde sevinin ve bu hatayı gidermek için neler yapabileceğiniz konusunda çalışana yardımcı olun. Hazır cevaplar vermek yerine cevapları onun bulmasına yardım edin.

Twitter https://twitter.com/inancayar

Facebook https://www.facebook.com/ayarinanc

Blog http://inancayar.com/blog

Linkedin www.linkedin.com/in/inancayar

Medium https://medium.com/@inancayar

Ne Zaman Vazgeçmek Lazım?

Photo by Casey Horner on Unsplash

 

Hakan Akben’in bir yazısında gördüğüm Seth Godin’in Dip kitabını okumaya başladım. Hemen bir güçlü fikir paylaşayım.

Dünyanın En İyisi Olacakken Vazgeçmenizin Muhtemel Yedi Nedeni

Zamanınız tükenir (ve vazgeçersiniz).

Paranız biter (ve vazgeçersiniz).

Korkarsınız (ve vazgeçersiniz).

Çok ciddiye almazsınız (ve vazgeçersiniz).

İlginizi veya coşkunuzu kaybedersiniz veya vasat olmaya razı gelirsiniz (ve vazgeçersiniz).

Uzun vade yerine kısa vadeye odaklanırsınız (ve vazgeçersiniz).

Dünyanın en iyisi olacağınız alanı yanlış seçersiniz, çünkü yeteneğiniz yoktur (ve vazgeçersiniz).

Seven Reasons You Might Fail to Become the Best in the World

You run out of time (and quit).

You run out of money (and quit).

You get scared (and quit).

You’re not serious about it (and quit).

You lose interest or enthusiasm or settle for being mediocre (and quit).

You focus on the short term instead of the long (and quit when the short term gets too hard).

You pick the wrong thing at which to be the best in the world (because you don’t have the talent).

Seth Godin, “The Dip: A Little Book That Teaches You When to Quit

Seth Godin kitabında çoğunlukla vazgeçtiğimiz noktaları görebileceğimiz bir grafik paylaşır. Grafiğe Hakan Akben’in yazısından ulaşabilirsiniz.

Ne zaman vazgeçeceğini ve ne zaman vazgeçmeyeceğini bilmek önemli. Doğru noktayla ilgili bir formül yok elbette. Ama en azından işaretleri okuyarak doğru kurgunun içinde olup olmadığınızı anlamanız biraz daha olası. Ancak doğru bir kurguda, yeterli bir süre, doğru eylemlerle çaba gösterdiğimizde bir şeyleri başarabiliyoruz. Bence en önemli kontrol noktası kurgu. Yani ne için çaba göstereceğimizi başta iyi seçmemiz gerekiyor. Kurgu üzerine çaba göstermeye başladığımızda bir süre sonra bizi bir dip noktanın beklediğini bilmek de önemli. İşte o dip noktada sabır gösterip çaba göstermeye devam edersek grafiğin devamı iştah açıcı. Tekrar etmek isterim, asıl mesele ileride gelişme vaad eden bir kurgunun içinde miyiz onu anlamak.

Twitter https://twitter.com/inancayar

Facebook https://www.facebook.com/ayarinanc

Blog http://inancayar.com/blog

Linkedin www.linkedin.com/in/inancayar

Medium https://medium.com/@inancayar

Yanlış Zaman Yönetimi: Gemi Batarken Ortalığı Süpürmek

Photo by Marcos Silveira on Unsplash

HerGünÖğren “Verimli Çalışma ve Zaman Yönetimi” serisinin çekimleri bitti. Yine 30’a yakın kitabı taradık ve 20’den fazla kitabı okuduk. Okumalar sonrası serinin öne çıkan eylemlerinden biri “önceliklendirme” oldu. Literatürde bu konuda bir söz birliği var… zamanını yönetmek istiyorsan önceliklendirmeyi bileceksin. Daha önce önceliklendirme üzerine yazdım.

Önceliklendirmenin önemini ben şöyle bir benzetmeyle anlatıyorum: Önceliklendirme yapmamak, gemi batarken ortalığı süpürmeye benziyor. Böyle çok insan var etrafta. Yavaş yavaş batıyoruz, ama o ortalığı süpürmeye devam ediyor. İnsanın şöyle diyesi geliyor: “Yahu bırak şu süpürgeyi adam/kadın, batıyoruz.”

Neden çok rastlıyoruz bu tabloya?

  • Çünkü önceliklendirme bir kere yapıp bırakılacak bir eylem değil, sürekli farkındalık gerekiyor. Sürekli farkındalık ise zor iş, yüksek enerji istiyor.
  • Çünkü gemiyi hep başkaları kurtarmış, en iyisi süpürmeye devam etmek.
  • Çünkü zaten kişinin eylemleri arasında mantıksal bir ilişki yok… yani öncelik sonralık ilişkisi baştan kurulmamış.

Sürekli önceliklendirme yapmak önemli. Bu konuda çevik (agile) proje yönetimi ilham verici. Yazılım geliştirme dünyasından çıkan çevik yöntemlerin bizim kültürümüze ve iş yapış biçimimize de çok uygun olduğunu düşünüyorum.

Bir de arada bir de orta ve uzun vade için önceliklendirme yapmak gerekiyor. İşte bu zor. Çünkü elimizde bir liste yok. Liste olsa önceliklendirme yapmak nispeten daha kolay. Peki, hayatımıza orta ve uzun vadede şekil verecek eylemlerin ve hedeflerin listesini nasıl oluştururuz?

Bunun bir formülü olduğunu sanmıyorum, ama listeye giden doğru tutumun kendini tanımak, sürekli sorgulamak, sürekli öğrenmek ve seçenek oluşturmak olduğunu düşünüyorum. Eğer düşünmeden şimdiki zamanın gereklerine göre bir liste oluşturursak yanlış yapmış oluruz. Sorgulanmamış bir şimdiden geleceğe bakmak yanlış.  

Bu durum en çok hedef belirlerken bizi sıkıntıya sokar. Şimdiyi oluşturan varsayımlar ya da düşüncelerin de değişebilir olduğunu kabul etmek lazım. Eğer varsayımlarımızı test etmeden o varsayımlardan yola çıkarak bir gelecek kurgularsak, kısıtların dikte ettiği bir geleceğe yönelik hedefler belirleriz. Önceliklendirme çok önemli. Çok basit gibi görünmekle birlikte üzerine düşünülmesi gereken bir eylem.

Şu konu hakkında yazılsa ne güzel olur diyorsanız, inanc@hergunogren.com’a yazın.

Twitter https://twitter.com/inancayar

Facebook https://www.facebook.com/ayarinanc

Blog http://inancayar.com/blog

Linkedin www.linkedin.com/in/inancayar

Medium https://medium.com/@inancayar

Warrent Buffett 3 Adımda Önceliklendirmeyi Öğretiyor

Photo by Thought Catalog on Unsplash

Mike Flint, Buffett’in özel pilotu. Bir gün Buffett pilotuna önceliklendirme öğretmeye karar veriyor. Bunun için 3 adım öneriyor.

Birinci Adım:

Buffett Flint’ten 25 kariyer hedefini listelemesini istiyor. Flint listeliyor.

İkinci Adım:

Sonra Buffett Flint’in listesini gözden geçirmesini ve en önemli bulduğu 5 tanesini işaretlemesini istiyor. Flint işaretliyor.

Üçüncü Adım:

Flint’in A listesinde en önemli 5 hedef var. B listesinde ise işaretlemediği 20 hedef var.

Ne güzel değil mi? Artık Flint en önemli 5 hedefine odaklanıp çalışmaya başlayabilir. Flint de zaten öyle yapacağını söylüyor. Bu noktada kalsa sıkıcı ve öngörülebilir bir hikaye olurdu. Elbette bu noktada kalmıyor.

Buffett (çok kurnazsın Buffett) soruyor: “Peki B listesindeki 20 hedef ne olacak?”

Flint: “Önemli olan A listesi. Ancak vakit kalırsa arada B listesindeki işleri de yaparım.” (Şimdi ebelendin Flint)

Biz de öyle yapardık Flint, üzülme 🙂

Buffett: “Hayır, hiç anlamamışsın Mike. B listesindekiler Ne-Olursa-Olsun asla yapmaman gereken şeyler. En önemli 5 şeyi bitirmeden diğerlerine asla zaman ayırmaman gerekiyor.”

Basitliğin güzelliği. Çok güzel. Bu kadar basit.

Flint bu öğüdü tuttu mu bilmiyorum. Ama bu öğüdü tutmanın göründüğü kadar kolay olmadığını biliyorum.

Yazı için yararlandığım blog yazısı.

Twitter https://twitter.com/inancayar

Facebook https://www.facebook.com/ayarinanc

Blog http://inancayar.com/blog

Linkedin www.linkedin.com/in/inancayar